Haber Detayı
16 Ağustos 2019 - Cuma 16:57 Bu haber 110 kez okundu
 
17 Ağustos Marmara Depreminin yıldönümü
Düzce Depremzedeler Derneği Başkanı Avukat Ayşegül Şenol Can, Marmara Depreminin yıldönümünde yaptığı açıklamada “20 yıl boyunca deprem ve benzer doğal afetlerle yüzleştiğimiz halde yeni afetler meydana gelmesin diye önceden hazırlıklı olmak konusunda bir yol aldığımız söylenemez” dedi.
Gündem Haberi


 

 Depremin yıldönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Dernek Bakanı Can, “Başta 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri olmak üzere tüm depremlerde, 17-18 Temmuz 2019 da meydana gelen sel felaketinde ve tüm sellerde su baskını heyelan gibi doğal afetlerde yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Marmara Bölgesi, 17 Ağustos 1999'da sabaha karşı 03.02'de yakın tarihinin en uzun 45 saniyesini yaşadı. 18 binden fazla kişi hayatını kaybettiği binlerce kişinin yaralandığı sakat kaldığı, 400 bine yakın konutun hasar aldığı depremde önceden önlem alınmadığında doğa olayının nasıl bir toplumsal felakete dönüşebileceğini gördük. Fay hattının geçtiği yerlerde bu 45 saniyenin izi yıllardır silinemedi. Deprem öncesinde alınamayan önlemler nedeniyle meydana gelen yıkım ve yaşadığımız toplumsal travmanın büyüklüğüne rağmen aradan geçem 20 yıl boyunca deprem ve benzer doğal afetlerle yüzleştiğimiz halde yeni afetler meydana gelmesin diye önceden hazırlıklı olmak konusunda bir yol aldığımız söylenemez” dedi.
 
 “İki depremi peş peşe yaşadık”
 Can, Düzcelilerin iki depremi ardı ardına yaşadıklarını belirterek açıklamasına şöyle devam etti; “17 Ağustos sonrası 12 Kasım Düzce depremini yaşadık.17 Ağustos depreminde hasar tespiti yapılan ve sağlam diye düşündüğümüz binalarda insanlarımızı kaybettik. Ne acıdır ki buna benzer bir durumu 2011 yılında Erciş ve Van depremlerinde de yaşadık yani yetkililer binalarınıza girin dediler ve ikinci bir deprem daha geldi. Bu durum dahi tek başına depremden ders almadığımızın açık göstergesidir. Bu anlamda öncelikle meydana gelen felaketlerin nedenleri iyi tespit edilmeli gereken önlemler alınmalıdır. Bunları tek tek vatandaşların yapması mümkün olmadığından devletin bu konuda gereken önlemleri alması planlamaları yapması gerekmektedir. Şehirlerin coğrafi konumları itibariyle deprem, sel heyelan gibi afetlerdeki riskleri analiz edilip gerekli planlar yapılmalı yapı denetimi hizmeti almayan binaların oluşturduğu riskler giderilmeli mevcut yapı stoğu elden geçirilmelidir. Peki bugüne kadar bunlar neden yapılmadı? Bugün sormamız gereken en büyük soru budur. Depremin afete dönüşmesindeki en büyük sebeplerden biri olan yanlış yer seçimi kararları elden geçmedi, ikinci en büyük sebep olan işlemeyen yapı denetim hizmetindeki aksaklıklar neden giderilmedi neden kamusal olması gereken yapı denetimi ticari şirketlere devredildi. Bunun cevabı aranmalı. Bu yanlışlardan dönülmelidir. Ancak yanlış yanlış üstüne gelmekte ve neden ‘İmar Barışı’ adı altında projesi olmayan, hiçbir mühendislik hizmeti almamış kaçak yapılar ruhsatlandırıldı. Neden milyonlarca kaçak yapı ruhsatlandırıldı ve gerçek adı imar affı olan bu uygulama ile yapı stoğumuzun deprem dayanıklılığı konusunda denetlenme ihtimali ortadan kaldırıldı. Bu sorulara cevap verilmeden ve bu yanlışlardan dönülmeden afet risklerine karşı önceden önlem alınması mümkün değildir. Başta ülke hafızasında büyük yer tutan 17 Ağustos depremi olmak üzere her deprem sonrası ilgili ve yetkililerin yetersiz açıklamalarla geçiştirdiği depremler sürekli olacak ve ülke hem insanlarını kaybedecek hem de büyük ekonomik varlıklarını kaybedecektir. Bu nedenlerle öncelikler genel olarak ülkenin afetlerle mücadele politikasızlığından kurtulup gerçekleşmesi mümkün afetlerle mücadele planı hazırlanması gerekmekte olup ve 20 yılda ne yapıldığının bilgisinin toplumla paylaşılması gerekmektedir.
Bu nedenle artık yalnızca unutmamak ve unutturmamak yetmez doğrudan hesap sormamız gerektiğini bilelim. Bu düşüncelerle her yıl olduğu gibi bugünde bir daha aynı acıları yaşamamak için; afetlerle nasıl mücadele etmemiz gerektiğinin konuşulduğu ve gereken önlemlerin alınmasını talep ettiğimiz bir gün olması dileğiyle.”

Kaynak: Editör: Enes Bektaş
 
Etiketler: 17, Ağustos, Marmara, Depreminin, yıldönümü,
Haber Videosu
Yorumlar
Sayfalar
Özlü Sözler
Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı…


Mevlana
Bir Hadis
İslâm, güzel ahlâktır.


MEVLANA (R.A)
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı